Hakkımda

İzmir’in aykırı insanlarının toprağı Karşıyaka’da, 1985 yılının en sıcak ayı Temmuz’da, orta halli ama birbirinden yetenekli iki insan olan annem Aynur ve babam Faruk’un kurduğu ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldim. Benden dört yıl sonra doğan kardeşim Kerem ile beraber de babamın dediği gibi masanın dört ayağı gibi olduk.

İlginç bir şekilde hemen hemen 2 yaşımdan bu yana yaşadıklarımı hatırlayabiliyorum. Sade ve kimi zaman ekonomik zorluklarla geçen bir hayatımız oldu ama ben çoğunlukla hoş ve gülümseten anılar hatırlıyorum.

Kardeşim her zaman en iyi arkadaşım oldu. Beraberce, birbirimizin bilgi ve becerilerini geliştirmeye yardım ederek büyüdük. Küçükken daha çok yaratıcı işlerde kendimizi geliştirdik: kartondan maket yapmak, resim çizmek gibi. Büyüdükçe elektroniğe ve programlamaya ilgi duymaya başladık. Buradan yollarımıza devam ettik.

Okul hayatım çoğunlukla başarılarla geçti. Lise 1. sınıfa kadar derecelerle mezun oldum. Sonrasında okul hayatından sıkılmaya ve uzaklaşmaya başladım. Liseden ortalama bir dereceyle mezun oldum. Biraz asi olduğum yıllardı. Sisteme karşı çıkma ve geleceğime karar vermeyle ilgili düşüncelerim belirsizdi.

Altı defa ÖSS ye girdim. Tabi bu altı yıl boyunca da çeşitli işlerde çalıştım ve ilgi alanlarımı geliştirmeye devam ettim. Özellikle 3D çizim, programlama dilleri, grafik tasarım gibi konularda güzel seviyelere geldim.

Ispartada iki yıllık Bilgisayar Programlama bölümünü kazandığımda aslında okul öğreneceğim herşeyi çoktan öğrenmiştim. Buna rağmen bu iki yıl çok akıcı ve verimli geçti. İlkokuldan bu yana devam ettiğim, arkadaşlarıma gönüllü ders anlatma görevime burada da devam ettim. Bir çok arkadaşımın bitirme projelerine destek verdim. Hatta bu alanda okulda ünümün yayıldığını öğrendiğimde şaşırmıştım. Okuldan hiç tanımadığım insanlar bana gelip projeleri için yardım istiyordu. Gri beyzbol şapkamı sürekli taktığım için beni herkes Gri Şapkalı Çocuk olarak biliyormuş.

En büyük tutkum öğrenmek ve bilgimi paylaşmak diyebilirim. Bu sebeple bir çok arkadaşıma kişisel yaşam koçu gibi de destek vermeye çalıştım. İnsanlara bildiğim bir konuda yardım etmek, benim bilgi ve becerimi pekiştiriyordu. Hatta daha sonrasında bunun ekmeğini çok yedim.

Önlisansı bitirdikten sonra yine üniversiteden bir arkadaşım beni bir iş görüşmesi için Antalya’ya çağırdı. Koşarak gittim. Özellikle iki yıl boyunca üniversitede bir çok kişinin projesine yardımcı olarak hem çok fazla deneyim ve bilgi elde etmiştim hem de kendime bir portfolyo oluşturmuştum. PHP ve Flash Developer olarak işe başladım. Sonrasında başka şirketlerde de çalıştım. Ama 1 yıl kadar sonra tekrar İzmir’e geri döndüm.

Uzunca bir süredir tek başıma ve kendi kurallarımla yaşamaya alıştığım için, ailemin yanına döndüğümde özgür olmayı sevdiğimi farkettim. Çünkü özgür olduğumda hayatı daha açık bir şekilde deneyimlemeye ve ne yapmak, ne olmak istediğimle ilgili daha keskin bir bakış açısı kazanmaya başlamıştım.

DGS’ye 1 yıl hazırlanıp İstanbul’u kazandım. 2 yılda lisansını tamamlayan çok nadir öğrencilerdik. Benim dönemimdeki arkadaşlarımın büyük çoğunluğu, her dönem fazla ders alarak 2 yılda diplomamızı aldık.

Lisanstan mezun olmadan önce yine tesadüfi bir şekilde bir iş görüşmesine çağırıldım. Bir turizm şirketinde Bilgi İşlem Sorumlusu olarak işe başladım. Kendimi IT alanında geliştirmek için çok iyi bir fırsat olmuştu. Sunucular, ağ sistemleri gibi bildiğim herşeyi burada öğrendim.

Arada üniversiteden bir arkadaşımla başarısız bir kendi işimizi kurma girişimimiz oldu. Ama 3 yıl kendimi geliştirdikten sonra, yine çok sevdiğim bir arkadaşımın referansıyla Türkiye’nin önemli teknoloji şirketlerinden birinde Mühendis olarak işe başladım.

Ama kendimi keskin bir kalıba sokmak ve profesyonel ünvanlarla tanımlamak bana her zaman garip ve eksik geldi. Bir çok konuda yaptığım ve yapacağım yine bir çok şey var. Tüm bunları bir başlık altında toplamam ya da aralarından sadece biriyle yola devam edip, diğerlerini elemem mümkün değil.

Bu bloğu açmaya karar vermeden önce içeriği ne olmalı diye çok düşündüm. Bir programlama bloğu olabilirdi ya da bir çizim dersleri bloğu. Belki de felsefe yada psikoloji ile ilgili bir blog da olabilirdi. Ama bunlardan sadece birini seçek zorunda kalmak istemedim. Bu sebeple kendi hayatımda ilgi duyduğum hemen her konuda birşeyler paylaşmak istiyorum. Bunu başarmak biraz zor olabilir ama her seçimin kendine göre zorlukları vardır.

Her gün yeni ve farklı bir içerik ile görüşmek dileğiyle…